Reklam

Author Archive

Menenjit hastalığı

Menenjit hastalığı beyini hızla sarıp, beyin zarlarını iltihaplayıp, duyma-görme, beyin hasarı(özürlü), hatta ölümle bile sonuçlana bilir. Hastalığa yakalananların %95′i 5 yaş altındaki çocuklardır. Kalabalık ortamlarda bulunan çocuk ve erişkinler daha fazla risk taşırlar. Bazı virüs türleri de daha hafif bir menenjit tablosuna yol açabilirler. Ancak, bakteriyel menenjit tıbbi bir acildir.

Belirtiler Nelerdir? 
Ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, ensede ağrı veya ense sertliği, bilinç bulanıklığı, uyku hali, kusma, parlak ışığa bakamama, ciltte basmakla solmayan lekeler, havale geçirme menenjitin belirtileri olabilir. Menenjit, birkaç gün süren bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya barsak enfeksiyonu gibi de başlayabilir. Devamında çocuğun tablosu ağırlaşır, diğer belirtiler de ortaya çıkmaya başlar.

Bebeklerde belirtiler daha zor anlaşılabilir. Yüksek veya düşük vücut ısısı, huzursuzluk, kucağa alınınca geçmeyen ısrarlı ağlamalar, uyku hali, beslenmede isteksizlik, kafadaki bıngıldağın normalden bombe olduğu farkedilebilir.

Nasıl Bulaşır? 
Mikrop, solunum yoluyla veya ellerle vücuda alınır.

Tanı ve Tedavi Nasıl Yapılır? 
Bakteriyel menenjit, tıbbi bir acildir. Çocuğun durumundan şüphelenirseniz, hemen doktorunuza başvurmalısınız. Doktor, çocuğu muayene edecek, kesin tanı için beyin omurilik sıvısından örnek alacaktır ( Bu işlemin sanılanın aksine çocuğa herhangi bir zararı yoktur, işlemin yapıldığı bölgede sinir dokusu bulunmamaktadır ). Bakteriyel etken söz konusuysa, hemen antibiyotik tedavisine başlanacak, çocuk büyük olasılıkla hastanede izleme alınacaktır. Bazen, hastayla temastaki kişilere de koruyucu ilaç verilebilir. Eğer viral bir menenjit söz konusuysa, antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Ağrı kesici, ateş düşürücü, sıvı tedavisi gibi rahatlatıcı yöntemlerle hasta takip edilecektir.

Menenjiti Önlemek Mümkün mü? 
Hijyen kurallarına uymak, sık sık elleri yıkamak tehlikeli mikropların vücudumuza ulaşmasına engel olacaktır. Bu konuda, çocuklarımıza örnek olmalı, küçük yaşta iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız.

Özellikle çocuklarda önemli menenjit etkenleri olan H.influenza ve Pnömokok adlı bakterilerden aşıyla korunmak mümkündür.

Anne sütü almanın, pekçok başka faydaları yanında, bebekleri menenjitten de koruduğu gösterilmiştir.

Boğmaca hastalığı

Boğmaca hastalığının gelişimi bakterilerden oluşmaktadır. Oldukça çabuk bulaşmakta olup salgılanan bu bakteriler geçici olarak enfeksiyon hastalığı olarak bilinmektedir.

Klinik Bulgular: Klasik olarak kataral, paroksismalve konvalesan dönem olarak üç safha görülür. İnkübasyon periyodu 7-14 gün olup, toplam hastalık süresi 6-10 hafta sürebilir . Kataral dönem, konjunktival injeksiyon, göz yaşarması ve hafif öksürük, hapşırma ile karekterize, hafif üst solunum yolu infeksiyonları gibi başlar, gitgide öksürük artar, ateş yoktur .7-10 gün kadar süren bu dönem sonrası paroksismal döneme geçer, 2-4 hafta kadar sürer. Nöbetler şeklinde kuru öksürük ve öksürük sonunda tipik bir iç çekme şeklinde inspirium görülür Kusma ve siyanoz gelişebilir.. Nöbetler soguk, hava degişimi ve yüksek sesle aktive olabilir. Nöbetler dışı hasta kendini iyi hisseder. Peteşi, subkonjunktival kanama, fasiyal veya göz kapaklarında ödem görülebilir. Diger muayene bulguları nöbetler arası normaldir. Konvalesan dönemde öksürük nöbeti ve arası gitgide azalır. 2 hafta-2 ay arası sürebilir. Altı aydan küçük çocuklarda agır seyreder, hipoksi, asfiksi gelişebilir. Komplikasyonları; otitis media, diger bakterilerle pnömoni, bronşektazi, atelektazi, santral sinir sistemi disfonksiyonu, subkonjunktival hemoraji, peteşi, epistaksis, subdural ve spinal epidural hematom, herniler, amfizem, pnömotoraks, diyafragma rüptürü.

Etiyoloji: Asıl etken Bordetella pertussis olmakla birlikte B.parapertussis ve B. bronchiseptica da insanlarda infeksiyona neden olabilir.Son ikisi çok daha hafif hastalık tablosuna neden olurlar.

Epidemiyoloji: B. pertussis ve parapertussis sadece insan patojenleri iken, B. bronchiseptica hayvanlarda da hastalık etkenidir. Pertussis(bogmaca çok bulaşıcıdır. Damlacık infeksiyonu yoluyla kişiden kişiye bulaşır ve kataral safhası ile paroksismal safhanın ilk 2-3 haftasında bulaşıcılık devam eder. Doğal infeksiyon sonrası bağışıklık genellikle ömür boyu iken, aşı ile oluşan bağışıklık 5-10 yıl kadardır. Hastalık en fazla 6 aydan küçük infantlarda görülür. Erişkinlerde vaka sayısı da gitgide artmaktadır.

Tanı: Klinik bulgular ve kan beyaz küre sayısının artması, eritrosit sedimantasyon hızında
degişim olmaması tanıyı destekler. Kesin tanı kültür ile mikroorganizmanın üretilmesi ile konur. Floresan antikor testi ile direkt antijen aranabilir.

Ayırıcı Tanı: Adenovirus, Chlamydia trachomatis infeksiyonları, kistik fibrozis, yabancı cisim aspirasyonu, transösefagiyal fistül, gastroösefagiyal reflü ve trakeaya bası yapan kitle.

Tedavi: 6 aydan küçük infantların hastaneye yatırılarak izlenmesi gerekebilir. Destekleyici tedavi önemlidir. Gerekirse steroid ve inhale salbutamo ve beta2 adrenerjik agonistlerl kullanılabilir. Anitmikrobiyal ajanlar yayılımı engellemek açısından önemlidir. Kataral dönemde klinik seyri engelleyebilir. Erythromycin ve diger makrolidler birinci seçenektir. Erythromycin en az 2 hafta önerilir. Trimethoprim-sulfamethoxazole, erişkinlerde florokinolonlar kullanılabilir.

Korunma: Hastanın yakın temaslıları bağışıklık durumuna bakılmaksızın erythromycin proflaksisi uygulanır(14 gün). Hasta antibiyotik tedavisinin 5.gününe dek solunum izolasyonu yapılmalıdır. Temel korunma yolu aşılanmadır. Rutin çocukluk çağı aşıları arasındadır. Hastalık esnasında yakın çevredekilerin eksik aşıları tamamlanmalıdır.

Havale


Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz?
Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir.

Ateş Ne Kadar Yükselirse Tehlikeli Olur? 
Ateşli bir çocuğu değerlendirirken, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu yol gösterici olmalıdır. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın ağırlığının bir göstergesi değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 derece ateşe neden olabilir. Tam tersine, bazı ciddi hastalıklar da çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak 0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı- değer kaç olursa olsun- hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer çocuk uyanık, aktifse, oynuyorsa, yiyip içebiliyorsa, uykusu iyiyse, solunumu normalse çok korkmaya gerek yoktur.

Ancak eğer; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmak gerekir.

Çoğu anne babanın ateşle birlikte aklına gelen havale geçirme olasılığı ise, ancak bazı ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülmektedir. ( Buna yazının devamında ayrıca değineceğiz)

Ateşin Nedenleri Nelerdir? 
Virüs veya bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı, grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir. Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler arkadan gelir. Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonu da ateşe yol açar. Nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedeni olarak saptanabilir.

Aşılar: Bazı aşılardan sonra ateş görülebilir, aşıyı yaparken doktorunuz sizi uyaracaktır.

Fazla kalın giydirme: Küçük bebekler, özellikle yenidoğanlar sıcak ortamlarda fazla giyimli olurlarsa, vücut ısılarını dengeleyemediklerinden ateşleri çıkacaktır.

Romatizmal hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları,lösemi, lenfoma gibi hastalıklar ise uzun süren ateşlerde araştırılması gereken nedenlerdir.

Ateşli Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?
Öncelikle, ateşin düşmanımız değil dostumuz olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Ateşin yükselmesiyle, vücut enfeksiyon etkeniyle daha iyi savaşabilmektedir. O halde, ateşli çocukta hemen ateşi düşürmeye çalışmak gereksizdir. Eğer bir enfeksiyon söz konusuysa, ateşi düşürmek enfeksiyonu daha çabuk iyileştirmeyecek, nedeni ortadan kaldırmayacaktır. Ancak çocuk ateşli dönemde kendini kötü hissediyorsa, halsizse ateş düşürücü ilaçların yardımıyla kendini daha iyi hissedecektir. Bu durumda, doktorun önereceği parasetamol veya ibufen grubu ateş düşürücüler kullanılabilir.

Ateşli çocuğun, normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat etmek gerekir.

Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuk kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce üzeri soyulup ılık bir duş aldırılabilir. Bulunduğu oda serin tutulmalı, giysileri mümkün olduğunca ince ve pamuklu olmalıdır.

Ateşli Havale Nedir? 
Ateşli havale, 6 ay- 5 yaş arası ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülen bir havale ( nöbet ) türüdür. Görülme sıklığı yaklaşık yüzde 3 ‘tür. Ateşli havaleye ailesel bir yatkınlık söz konusudur. Ateşli havale geçiren çocukların anne, baba veya yakınlarında çocuklukta ateşli havale geçirme öyküsü saptanabilir.

Ateşli Havalede Ne Görülür?
Çocuk aniden bilincini kaybeder, vücudu, kol ve bacakları kilitlenir. Ardından kasılmalar başlar, gözleri kayabilir.Altını ıslatabilir. Rengi solar. Genelde birkaç saniyeden 1-2 dakikaya dek sürer ve kendiliğinden geçer. Kasılmaların ardından çocuk derin bir uykuya dalmış gibi görünür.

Ateşli Havale Sırasında Ne Yapmak Gerekir? 
Çocuğunun havale geçirdiğine tanık olmak, anne babalar için korkunç bir deneyimdir. Özellikle ilk defa böyle bir olay yaşanıyorsa, soğukkanlılığını korumak, paniğe kapılmamak pek kolay değildir. Ancak elden geldiğince sakin olmak, çocuğun da yararına olacaktır. Nöbet sırasında boğulma, tıkanmayı önlemek için çocuğun başı yana çevrilir. Ağzını açmaya çalışmak doğru değildir. Üzerinde sıkı giysiler varsa, açılıp gevşetilmesi uygun olur. Nöbet sonrası, ateşi düşürmek için ilaç verilebilir. İlk ateşli havale mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli, ateşe neden olan etken saptanıp buna uygun tedavi başlanmalıdır. Tekrarlayan ateşli havaleler geçiren çocuklarda, aileye nöbet sırasında makattan verilecek, nöbeti durduracak bir ilaç önerilebilir.

Ateşli Havalenin Tehlikesi Nedir? 
Korkutucu görünümüne rağmen, ateşli havale geçirmek çocuklarda kalıcı bir hasara, nörolojik birbozukluğa neden olmaz. Bir kez ateşli havale geçiren çocuk, ateşli olduğu dönemlerde tekrar havale geçirebilir. Yaşı büyüdükçe bu risk azalacak, 5-6 yaştan sonra ateşli havale görülmeyecektir.